Ah bu küçültüp, önüne liste verdiğimiz erkeklerin hali  :) Sanırım bu dominantlıktan ezilmiş olsa gerekler... Ellerine verdiğimiz yapılması gerekenler listesiyle, çabalayıp durdular :) Hoş bir işe de yaramamış görünüyor...
    Ah bu listeleri ellerine verip verip, beklentilerden şişip kocaman olmuş biz kadınlar... Görüyorum ki hala mutlu değilsiniz :) Gözleriniz yollarda :) Muhtemelen ideal erkeğinizi arıyorsunuz :) Ama inanın geleceğin, gelecekteki hali şimdikinden hiç farklı olmayacak...
   İyisi mi önce şu beklentilerin boyundan 3 metre, yok yok 5 metre olsun, yetmedi 10 metre bir keselim..Hıh..Şimdi daha güzel..Sonra şöyle bir ışık süzmelerinden bakalım dünyaya...Ah oda ne? Erkeğiniz tam da o dünyanın merkezinde...Geri al Uğur :) Tamam haklısınız güney kutbunda yerleri yok, çekelim biraz yukarı doğru...Dur! Hıh.. Burası güzel bence.. Canım ülkem...Üç tarafı denizlerle kaplı, 4 mevsim aşkın her halinin yaşanacağı bir ülke..Of of, birde başındaki hükümet hükümet olsa, içime dert olmayacak, ama biz devam edelim...Birdeeeee yapışmayın şu telefonlara yahu :) Radyasyon diye bir şey var...Allah Allah..Aranınca ötmeyenlerden mi sizin telefonlarınız :) Sonra şu takıntılardan kurtulmaya ne dersiniz? Kelepçeli değiller ve kelepçeli değiliz değil mi? Bu konuda canım ülkemin biraz takıntılı olduğu aşikar ama bizler bu hayata yaşamak için geldik...Hayatta her şey; biz insanlar; biz erkekler, biz kadınlar için değil mi ?
O zaman ne yapalım? Yaşayalım... Sadece kendimiz için, birazını da paylaşma tadında...Ve sonuç:

        ''yaksın diye alevi, ısıtsın diye ateşi,
         kandırsın diye suyu, boğsun diye ırmağı,
         yani dönüşü, deveran sırrını,
         biçimlerin en güzeli olan daireyi, başladığı yerde biten çemberi....''

Unutmayın ki; yaptığınız her yolculuk, tekrar kendinize dönmek için...



edit post

0 Reply to "LA...(sonsuzluk hecesi)"

  •