Kırmızı perde... Haliyle uyanılması güç bir sabah oldu...Her yer kırmızı..
Sabah kahvesi... Mariza'nın Chuva'sı eşliğinde... Güzel bir başlangıç...
Küçük evimin dekorunu kırmızıladım...
Kırmızı oje, kırmızı yer yastıkları, kırmızı gitar, kırmızı karanfiller...
O kadar çok kırmızı dedimki, acaba kırmızıya neden kırmızı denmiş merak ettim...
Bugünün adı da kırmızı olsun...Güzel olsun...
.
.
.
.
Eflatun'a iki soru sormuşlar;
- Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir ?
Eflatun tek tek sıralamış;
-Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler
Ne var ki çocukluklarını özlerler
-Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
-Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar.
-Hiç ölmeyecek gibi yaparlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sıra gelmiş ikinci soruya; -"Peki sen ne öneriyorsun?"
Bilge yine sıralamış,
-Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın !
Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır.
-Önemli olan; hayatta,"en çok şey'e sahip olmak" değil,"en az şey"e ihtiyaç duymaktır.