Çocukluğum geldi önce aklıma, sonra babam, sonra Aziz Nesin...Ben bilmem yaşım kaçtı babam derdi hep, ben bilmem hala yaşım kaç, babam der hala...Hepte desin; demişti dedirtmesin...

                         ''Ben giderim adım kalır, dostlar beni hatırlasın...''

       Sonra kendim geldim aklıma...Oyuncaklarım...Oyun hamurlarından yaptığım meyve sepeti ve içine parmaklarımla yuvarladığım elmalarım..Uyuma numarası yaparken, uyuyakaldıklarım...Sonra karıncalarla maceralarım..Küçük bir ilaç tüpüne karıncaları doldurup, içine ot ve ekmek atıp; sonra gönül rahatlığıyla boynuma takıp, denize girişlerim...Sonra bir gün ceviz kırarken alt komşumuzun ses oluyor varyansına kapıya dayanışına, babam kusura bakmayın derken, ''Ne var, senin yüzünden ceviz kıramıyoruz, oyun oynayamıyoruz'' diye asilenişim...Daha o zamandan belliymişim...Bebeklik kıyafetlerimin hala durduğu mavi küçük bavula eşyalarımı doldurup, ben tatile çıkıyorum deyişlerim...Yalan dememişler bir insan 7' sinde neyse 70'inde de o....Sonra okuma yazmayı öğrendiğim vakit, ilk mektubumu bir asker ocağına, Babama gönderişim...Zülfü Livanelilerle hey özgürlük diye bağırışlarım, Müzeyyen Senarlarla dalgalanıpta durulduklarım, koşup ardından yorulduklarım...Özdemir Erdoğanlarla gamze gamze bir gülüverişlerim...Kanun çalıntılarım...Portakal çiçeklerim...Blöflü piştilerim babamla...Kim daha güzel imza atacak yarışlarım...Beraber ezberlediğimiz ilkokul şiirleri...Sonra benim ilk aşkım babamı bırakıp, dış dünyaya açılışlarım...Ve onun buna isyanları...Rakı sofraları, anneme ona eşlik etsin diye ısrarları, zakkumdan hanımeline küpe çiçeğine kadar dış dünyayı onlarla kapadığımız mabedimiz balkon sefaları, yaptığı piyazlar, tadından yenmeyen balıklar ve hiç  kimsenin yapamayacağı türlü süslü salataları...Maydonozların ağaç olduğu, turpların ağız olduğu, havuçlara havuzlar yapıldığı...Birde sirke limon savaşı...Ben limoncu, o sirkeci...Portakalın dış kabuğunu oyup, adam yapıp, içine mum yakışları, salatağı ince ince doğrayıp, sirke döküp üstüne dereotu serpişi.... Sonra belki yüz kere anlattığı gençlik anıları...Mesela anlatmaktan hiç bıkmadığı  bir gün ahtopot yakalayıpta, balıkçılarla bi kasa balığa değişip eve geldiğinde, dedemin babamı kovalayışı...Kızma Bireder oyununda hep kızmayacağına söz verip, annemin ballılığına kızışları....Hım birde neydi, bakalım hatırlayacak mıyım ?

Şeytan dağındaki bir mağarada duydum bir büyücü kadın yaşarmış
Aşktan anlamayan taş kalplileri büyülerle karasevdalı yaparmış...
Yüreğimde yenilginin acısı, yollandım şeytan dağına
Az gittim uz gittim derken bir akşamüstü, vardım büyücünün mağarasına... diye devam eden okuyup sevdikleri...

        Anlatıpta hala yaratıcılığına akıl sır erdiremediğim sonra birdahada hatırlayamadığı dinozorlu masalları...Gıdıkladığım zaman, ben sevineyim diye kolunu kapatmamaya direnişleri...''Sarım'' demesi...Ve onun kafa kızıl, benim kafa sarı olunca, bizle özdeşleşen Sarı Kırmızı, en büyük Cimbom sloganları...................................

       İnsan yıllar geçtikçe yaşlanır mı, olgunlaşır mı bilemedim....Yaşlandığımı hissettim...Şimdi şimdi anlıyorum babamı....Bunca şeyi nasıl yazdım bilmiyorum, güya Aziz Nesin' e kapı açacaktım, babamın gelesi varmış...Hoş gelmiş...

      Ve bir gün anne olursam; özgür yetiştireceğim, bırakacağım dizi kanasın, ağlasın, dışlansın, batırsın her tarafı...Her seferinde taktir edeceğim onu... Girsin mutfağa bütün duvarları kek yapsın, asi olsun sözünü esirgemesin...Babam gibi masallar anlatıp, blöflü piştiler oynayacağım, rakı sofralarında özgür bırakacağım onu, önce benim yanımda özgürlüğü sevsin diye...Atatürk' ü anlatacağım bana anlatıldığı, yaşatıldığı  gibi...Ve eğer kızım olursa korkmayacağım, babamın bende korktuğu kadar...Erkekleri tanısın sevsin ama dilediği gibi sevebilsin diye...Ve oğlum olursa ''erkek annesi'' olmayacağım, başka bir kadına değer verebileceğini; değer verdiği kadını ,,aslında önce kendisine verdiğim değerden dolayı sevdiğimi,, hep hissetsin diye......






edit post

2 Reply to "Uçak Babama selam söyle............"

  • Dalgaları Aşmak on 1.3.10

    Çok çok güzel bir yazıydı.keyifle okudum.Hem erkek hem kız annesiyim.Düşüncelerinize katılıyorum katılmaktan öte uyguluyorum :)

    Sevgiler

     

    m o m o on 3.3.10

    Dalgaları Aşmak; önce bi anne yorumu olmasına, sonrada böyle bir anne olmana çok sevindim, önümüzde örnekler olması ne güzel...Teşekkür ederim...

     
  •