Kötü bir ruh hali içindeyim. Laf nereye gitmiş, nerden gelmiş önemli değil... Çalakalem...
Sinirliyim ve kırgınım insanlara..Hepsine hemde...
Böyle oldukları için, düşünmedikleri için, bu kadar rahat kırabildikleri için, bu kadar bencil oldukları için... Şuan çok üşüdüğüm için... Takıntılı olduğum için... İnsan kazanmak ve kaybetmek kolay olmadığı için...Bunu kafaları almadığı için...
Kendime de sinirliyim, güçlü bir karekterim olduğu halde, boşvermediğim için... Düşünmüyorlar... Bilmem kaç olmuştur, kaç keredir gelmiştir başıma... O an veya daha öncesinde beni mutsuz etmiştir; ama derdi vardır ben boşvermem, ağlar ya giderim peşinden, tersler belki sinirleri bozuktur yine giderim... Gocunmam... Ama kimisi sen böyle yapınca, kendini daha değerli sanır... Çünkü benliğini saf bir egoya bağlar, politik duygularla hayatın daha rahat yaşanılabilindiğini sanır, kendine olan samimiyetinden bile uzak durur.
Hata denilebilir bir şey yaptım bu akşam. Hiç mi hiç örtüşmedi benimle. Sorun bu insanlar gibi olmakta, onlara onlar gibi davranmanla ya da artık hayatlarında olmamanla alakalı değil... Sorun şu ki azalıyoruz... Derdim bu... Birileri bizi kırdıkça, kırmaya meylediyoruz... Boşveriyoruz, bunu da taa en başta boşverenlerden öğreniyoruz...
İnat ettim, bugünle dalmaçya sayım 101 olsa da, inat ettim 101. dalmaçyalı olmaya...Şu cümleyi sarfetmemeye... Ali gibi, Ahmet gibi, Gözde gibi olmak zor değil... Ben zorda kalmaya azmettim...