Bir gün bir feylesof yolda giderken bir dervişe rastlamış. İkisinin de çabucak birbirlerine kanları kaynamış. Günlerce konuşmuşlar. Cümleye biri başlar; diğeri son buldururmuş.

En nihayetinde vedalaştırlarında, etraftakiler her ikisine de böyle hararetli  hararetli  ne konuştuklarını sormuş.

Feylesof şöyle yanıt vermiş:
- '' Konuştuk ve anladım ki benim bildiğim her şeyi o zaten görüyor. ''



Sufi ise şöyle demiş:
- '' Konuştuk ve anladım ki benim gördüğüm her şeyi o zaten biliyor. ''



Bir yerde okumuşum ve not etmişim....

Beni etkileyen nokta; birinin din dışı bir bilgeliğe sahipken, diğerinin din bilgeliğinin olmasına karşın; bu kadar tamamlanmaları...

Gördüğümüzü bilen, bildiğimizi görenlere olsun...





edit post

4 Reply to "Tamamlanmışlıklara..."

  • Adsız on 13.8.10

    Çok güzel bir hikaye gerçekten. Araya renk,ırk,dil,din koymadan cisme değil Ruha dost olmak ne güzeldir.İçinin ağusunu alır ya bazı insan hani.Seni anlayarak ferahlatır.Bazen bir olay olur hiç konuşmadan bakışarak anlaşılır. Bazen ağızlardan aynı anda aynı cümle dökülür.Şaşırtır.Birbirinden karakter olarak çok ayrı iki insanın maskesiz perdesiz anlaşmasıdır dostluk. İşte böyle dostluklara şapka çıkarılır. Teşekkürler Momocum bu güzel hikyeyi paylaştığın için.

     

    m o m o on 13.8.10

    Bu şahane yorum için ben teşekkür ederim...

    Bugün Cuma... Yok mu şöyle güzel bir Cuma yazısı ?

     

    Adsız on 15.8.10

    Yaz sıcağı ve blok aleminin rehaveti geçene kadar(ağustos sonu diyelim) küçük bir ara verdim cuma yazılarına.

     

    Antipatik Yazar on 8.9.10

    Harika bir hikaye.
    Anlamlı!
    Kısa ve öz

     
  •