Bazen istemediğim bir kişi olmak istiyorum. Hiç tanışmamış olduğum bir ben olmak..
Gidip şu adamı dudağından öpmek, sonra da arkama bakmadan dönmek istiyorum... Sürücü kursundaki zıkkım adamın suratına kusmak istiyorum, kadınların hakim olduğu bir dünyada yaşamak için saçlarımı kazıtmak istiyorum, sosyal fobilerimi artık aşmak (sanırım bu oluyor:) istiyorum...
Üzerimdeki paltolarımın her birini çıkarmak... Üryan kalmak...


Televizyon izliyorum ve aklım hiç durmuyor, sürekli bir şeyler bir şeyler... Zihnim o kadar çok konuşuyor ki, artık evin her yerinde kağıt ve blok notlara rastlıyorum. Durmadan yapmak istediğim bir şey, aklımda bir cümle ya da evet şurada eksiğim, haa bak bu konunun üstüne gitmeliyimlerle kendi kendime bakar bir vaziyette buluyorum, yine kendimi... 

Reklam aralarında kitabıma yönelip satır aralarına durmadan bir şeyler yazıyorum ve yetişemiyorum. O kadar çok kılık biçiyorum ki kendime, hangi kostümü üstüme yaftalayacağıma şaşakalıyorum. 


Hıh birde yeni takıntı... 1 saatte bir saçmasapan grevlere sokuyorum kendimi... Sanırım bu okuduğum kitapla alakalı... Ve sanırım biraz fazla saçmaladım :) Olsun  :)

Mesela konuşmayacağım bir çok insana mektuplar yazıyorum. Bir dilenciye, herhangi bir kasabanın manavına, bugün haberlerde izlediğim şu kız çocuğu çobana... Eski bir aşka, eski bir aşığa, eskiden bir şey olamamış az önemsediğim beni kızdırmış birine ve içimde soru işaretleri olan tüm insanlara...

Ve tek tek hesaplarımı kapatıyorum onlarla... Evet bakıyorum veresiye defterime... Hımm şundan şu kadar alacağım var; ama uzak diyarlarda.. O zaman sinirimi bozmak yerine hesabımı kapatıyorum ve tüm veresiye defterlerimden siliyorum. Alacağım para ya da her neyse hepsini hibe ediyorum.


Çok üretken bir dönemdeyim ama ne yapıyorsun deseler elde var sıfır derim... Oysaki öteki avcumda diğer avcuma gitmeyi başaramamış bir sürü 1ler 2 ler 3 ler var...

İnsanlara güvenmeyi bir türlü öğrenemedim. Birde nedense buna rağmen nasıl olduğuna inanamadığım içimde taşan bir insan sevgisi.. İyice saçmaladım sanki... Bende herkese yetecek bir kalp var, kimseyi içine oturtamadığım...

Haluk Bilginer'i çok seviyorum onu sahnede izlemek istiyorum, dalmak istiyorum, Fransızca öğrenmek istiyorum, yeniden düzenli spor yapmak istiyorum, ben bunları niye buraya yazıyorum :) , bağlarını tek tek gezerek nedeni olduğum bir şarap evi açmak istiyorum, kitap okumak çok sıktı bi de kitap yazmak istiyorum, köpek beslemek istiyorum, istiyorum da istiyorum.. Birilerine artık gördüğü Damlanın ben olmadığımı söylemek istiyorum... Birde yaptığım kağıttan gemileri sokak çocuklarıyla bi su birikintisine bırakmak istiyorum... Telefonumdan uzak yaşamak istiyorum aradığınız kişiye ulaşılamıyor......... Dıd dıd...


......Birde bu nasıl bir söz yazmaktır ben anlamadım: 
Güneşte demlerim senin çayını, yüreğimden süzer öyle veririm.... Güzel demiş Cem Karaca...



edit post

2 Reply to "Aradığınız kişiye şuan da ulaşılamıyor..."

  • minimalist on 13.11.10

    aslında istemek de önemli yapamasak da sonuçta düşünsene bu dediklerini istemiyor olsaydın ne kadar ruhsuz, ne kadar tek düze bir insan olurdun; olurdum; olurduk...isteklerin senin nasıl bir insan olduğunu tanıtıyor bizlere ve de kendine...yalnız ben en çok gidip şu adamı dudağından öpme meselesine takıldım; beğendim yani :)) nasıl olurdu merak ettim :)))

     

    m o m o on 14.11.10

    Minimalist; bende merak ediyorum, olduğunda onu da paylaşacağım :)

     
  •