Geri gelmeyecek bir kuş
Sadece bir düş
Ve koymak bir bardağa koyu bir şarap....... El oyması lambanın gölgesi.... Minikten duvarda yayılan.... İnce bir sigara... Dumanıda bir kadın bedeni... Çıkmakta içimden....
Ve düşünmekteyim ne zaman şu puzzle'ı asacağım şu oyma lambanın üstüne, elime aldığımda vurulduğum şu 1000 parçalık puzzle'nın beni 1000 parçaya ayırdığı şu kızılderili kadının hüzünlü yüzü... Hangi dolabın üzerinde şimdi acaba... Yarın çerçeveleteceğim onu...
Kolay olsaydı keşke... Hani Ruhgezginin dediği gibi, elmayla portakal aynı dalda mı olsaydı...? Belki de gezginim; sularını sıkıp doldurmalıyız bir bardağa... Dikmeliyiz kafamıza... Ve böylece alıverseydik tatlarını... Ve ben şuan senin mim'in nasıl verilir bilseydim...
Bazı insanların ruhu hüzünlü... Ve hüzünlü ruhlar daha çok gülümsüyor dudağında... Bir tezat bu evet... Ama ben böyle biri tanıyorum... Baş harfi de Momoyla başlıyor... Bundan besleniyorum... Seviyorum hali... Belki de zamanla geçecek... Ama ben bu şarkıyı durduramıyorum... Hakikaten güzelmiş...
Resimlerim Sarı Güneşsizlikten... Ve zaman düşer ellerimden yere, Bu nasıl bir sözdür ya... Biliyorum virgülden sonra büyük harfle başlanmaz. Başladım ama ne olacak şimdi !

