Yorumların takibini bir kenara itiyorum... Okumuyorum post yorumlarını... Ve....
Fırat Tanış yorumuyla bir Ortaçgil şarkısı --> Değirmenleri dinliyorum... Akustik...

Zaman düşer ellerimden yere
Oradan tahta boşluğa
Saatler çalışır izinsiz
Hep bir sonraya...
Resimler sarı, güneşsizlikten
Duygular değişir
Dostlar dağılır dört bir yana
Kendi yollarına

Ve sen ben, değirmenlere karşı
Bile bile birer yitik savaşçı,
Akarız dereler gibi denizlere
Belki de en güzeli böyle...
Uçurtma uçar sözlüğümden
 Geri gelmeyecek bir kuş
Yaşanmamış kırıntılar
Sadece bir düş
 
 
Nasıl güzel bir şarkı...Aradan gelen keman...
Ruhumun tokluğuna hafif bir tatlı gibi geldi... Yksm... Oyunun adı Macbeth Abla... Havada uçan kahkalar...
Bitmesin diye gözkırpmak oyunun oyuncularına ve kıskanmak derinden... Tam gözbebeklerimin titrediği yerden...


Ve koymak bir bardağa koyu bir şarap....... El oyması lambanın gölgesi.... Minikten duvarda yayılan.... İnce bir sigara... Dumanıda bir kadın bedeni... Çıkmakta içimden....


Ve düşünmekteyim ne zaman şu puzzle'ı  asacağım şu oyma lambanın üstüne, elime aldığımda vurulduğum şu 1000 parçalık puzzle'nın beni 1000 parçaya ayırdığı şu kızılderili kadının hüzünlü yüzü... Hangi dolabın üzerinde şimdi acaba... Yarın çerçeveleteceğim onu...


Kolay olsaydı keşke... Hani Ruhgezginin dediği gibi, elmayla portakal aynı dalda mı olsaydı...? Belki de gezginim; sularını sıkıp doldurmalıyız bir bardağa... Dikmeliyiz  kafamıza... Ve böylece alıverseydik tatlarını... Ve ben şuan senin mim'in nasıl verilir bilseydim...


Bazı insanların ruhu hüzünlü... Ve hüzünlü ruhlar daha çok gülümsüyor dudağında... Bir tezat bu evet... Ama ben böyle biri tanıyorum... Baş harfi de Momoyla başlıyor... Bundan besleniyorum... Seviyorum hali... Belki de zamanla geçecek... Ama ben bu şarkıyı durduramıyorum... Hakikaten güzelmiş...


Resimlerim Sarı Güneşsizlikten... Ve zaman düşer ellerimden yere, Bu nasıl bir sözdür ya... Biliyorum virgülden sonra büyük harfle başlanmaz. Başladım ama ne olacak şimdi !





edit post

8 Reply to "Resimlerim Sarı Güneşsizlikten Demiş..."

  • Adsız on 29.10.10

    Bir şeycik olmaz burası senin kalen.İster virgülden sonra büyük harle gel ister noktadan sonra minik harfle.Kabulüz her şekline.
    Sonra o hüzün var ya büyüsen de yaşlansanda çıkmıyor içinden insanın bir girdimi.Ama zaten buralara yazdıran da o hüzünlü kalp değil mi?
    Elmayla portakal aynı dalda olamaz hayatın kuralı böyle ama ben karşıyım zaten çoğu kurala.Ben karşıyım diye değişir mi doğa? Ne bileyim belki çinliler bunun da bir yolunu bulurlar :)
    Not:Şarkı gerçekten müthiş şarkıcı ve oyuncu olan kendiside.

     

    m o m o on 29.10.10

    Gezginim benim, herzamanki gibi çok tatlıyız :)

    Sıkma portakal ile elma da güzel oluyor.. Karıştırıp içeceğiz... Hani Taşbaşı Çarşısının karşısında var atom yapıyorlar, bütün meyveler bir bardakta, tadını almaksa Çinlilere kadar böyle idare edeceğiz...

    Hüzün, o kısım geçmiyor, du bakalım bi gün geçer belki.. Ya da kalır... Henüz bavulunu toplamış gibi görünmüyor... Bende hergün katlıyorum...

     

    minimalist on 31.10.10

    çerçevelet hemen hayatım bekletme...

    "hüzün" konusuna gelince; herşeyin bir zamanı var ya; belki de ben o devreleri atlattım; eskisi gibi çok sevmiyorum hüznü ve de hüzünlü olmayı...

    olmuuuuyor...yaniiii olmuyor; dinliyorum da şuan :)))

     

    Mehmet Osman Çağlar on 31.10.10

    Hüzünlerin dağılması için zatalinizi
    yemek etkinliğimize davet ediyorum.

    Sevgilerimle..

     

    Dalgaları Aşmak on 2.11.10

    Bir ödülle de dağıtmayı deneyelim mi o hüznü :))

    Ödülün var uğrarsan sevinirim :)
    Sevgiler

     

    m o m o on 9.11.10

    Minimalistcim; hala çerçeveletemedim, dönüşte artık :)

    Hüzne de bir çare bulacağız artık :)

    Bir şarkısı daha var; face de paylaştım sözlerini; onu da dinlemelisin mutlaka :)

     

    m o m o on 9.11.10

    Sevgili Jivago güzel teklifin için geç kalmış bir teşekkür :)

     

    m o m o on 9.11.10

    Dalgaları Aşmak;
    teşekkür ederim :) hemen bakıyorum :)

     
  •