Bir sene sonra 6 Aralık 2010...
Henüz yaşanmamışken bir buçuk saat geçmişken senden ; 1 sene sonra yine kapımı çalmaktasın...
Bu sefer ne getirmektesin, ne aldın misafirliğime gelirken...
Henüz yaşanmamışken bir buçuk saat geçmişken senden ; 1 sene sonra yine kapımı çalmaktasın...
Bu sefer ne getirmektesin, ne aldın misafirliğime gelirken...
Elinde bir çiçek görmekteyim...
Mum çiçeği...
Donmuş bir acı, senden bana kalan, ateşe koysan erir ya yine...
Varsın yansın...
Yine donacak ya, o yeter....
O yüzden anına bir mum yaktım bu gece... Bir dilek mumu...
Bir sene önce 6 Aralık 2009... Hayatımın bir dönüm noktasıydın... Ve nicedir geçtin geçeli, hep hatırlattın kendini... 6 tane aralığa böldün önce beni; sonra 6 parçamı iyi edip, birleştirdin...Her gün anımsattın, anımsattıkça uzaklaştırıp, derin bir huzura boğdun beni... Bir sene sonra bana böyle uzak olman, öyle güzelki... İnsanın bi yaptığını, bir daha yapmayacağını bilmesi... Taşıması yanında onu... Yük gibi, her gün hafifletmesi kendiyle onu... Ağırlık çalışır gibi bir kas yapman kollarıma, ve şimdi ve şimdi ve şimdi taşıyabilmem seni...Belki bir dövmeyle anımsamak... Belki her yere konan bir şifreyle... Belki bloglardaki mimlerde... Ve bir sene sonra gerçekten hoş gelmen bana... Hoş bir kadın olman...
Sanma insan kaçmalı hatalarından, sanma egosunun kolunun altına sığınmalı...
Bugün ilk güvenlik kodumu kaldırmakla başlayacağım işe... Seni her mesajda, her cevapsız aramada yeniden tuşladım... Önce beynime kodladım dna' nı ... Sonra bu bir sene her gün bu günün pan zehirini yarattım...
Ulaştım huzura...
Bugün diyebildiğim, ağzımdan çıkan en güzel kelime; tefekkür,,, tefekkür ve gerçekten şükür....

